Unutulup gitmemeleri için dost sohbetlerinde sıklıkla yer verdiğim "İnegöl insanının ortak yaşanmışlıklarının" kitaplaşma süreci bir yıl kadar sürdü. İkinci bir amacım da bu ortak yaşanmışlıklar öncülüğünde "İNEGÖLLÜ" diye bir figür oluşturup, İnegöl dışında da bilinilirliğine katkı sağlamaktı.

İlçemizde, nitelikli bir mizah anlayışının varlığına olan inancım öncelikle mizahi yönü olan öykülere yönelmeme neden oldu. Sonrasında mizahi yönü olmayan öykülerimizi de bu çalışmaya dahil ettim. Mizahi yönü olan öykülerde isim kullanmak doğru olmazdı, öyle de yaptım.

Öykülerimiz gösteriyor ki, İnegöl insanı kendi sorununu kendi çözmeyi sevip, beceriyor. Kaybedeni oynamayı sevmiyor, mazeret aramıyor, mağdur edebiyatına da sığınmıyor. Özgüven ve sosyal zeka oldukça gelişmiş durumda. Öyküsü olan insan sayısı da oldukça fazla.

Çalışma İnegöl'e ait, 150'si mizahi olmak üzere toplam 200 öyküden oluşmaktadır. Edebiyatçı olmadığım için öykülerde edebi bir anlatım dilini belki yakalayamamış olabilirim ama sorumlu bir araştırmacılık anlayışından tabii ki ayrılmadım.

Basımına onay verip kitaplaşmasını sağlayan İnegöl Belediye Başkanımız Sayın Alper Taban'a çok teşekkür ederim. Belediyemiz adına basım sürecini yöneten İnegöl Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürümüz Önder Kılıç'a da katkılarından dolayı çok teşekkür ederim.

Yürütme Kurulu toplantılarımızda bu öyküleri beş yıla yakın sabırla dinleyen, kitaplaşmasını benim kadar arzulayan, İnegöl Kent Konseyi Başkanı Haydar Cerrah, Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarımız ve sekreterimiz Volkan Derman'a teşekkür eder, çalışmamın hayırlar getirmesini Yaradan'ımdan dilerim.